İnsanoğlu; merhametini kendisine farz kılan Allah(c.c)’nin ilk olarak “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.” (Alak, 1-2) ayetiyle muhatap alınmıştır. Lakin çağımız insanı oku… “mesleğini eline al; ele güne muhtaç olma; makam mevkii sahibi ol; cahil kalma…” diye yorumluyor olacak ki bir diploma sevdasıdır almış başını gidiyor. Ebeveynler yeni nesli adeta yarıştırıyor birbirleriyle; o kadar ki diploma, bir put oldu çıktı karşımıza.

İnsanoğlu, Kur’an’ın asıl amacını saptırır oldu. Toprağa can veren yağmur gibi hayatımıza can veren Kur’an’ı Yaratan Rabbimizin adıyla okuyup kul olacakken; modernizm esiri olmak… Sahi cahillik diploma alamamak, makam mevkii sahibi olamamak mı..? Yoksa Allah(c.c)’nin vahyinden mahrum kalmak; Kur’an’ı hakkıyla okuyup anlamamak mı? Yani kısacası ömür denen bu yolda küfrün karanlığına batıp vahyin aydınlığına kavuşamamak mı? “Elif, Lâm, Râ. Bu Kur'ân öyle büyük bir kitaptır ki, insanları Rablerinin izni ile karanlıklardan aydınlığa, her şeye galip ve hamde lâyık olan Allah'ın yoluna çıkarman için onu sana indirdik.” (İbrahim, 1)

Saptırılan diğer bir amaç ise; ölünün arkasından 7sinde, 40ında, seneyi devriyesinde vs. okunan “YASİN”ler ve yapılan mevlidler… Oysaki Allah Teala: “(Bu) Kur’an, diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.” (Yasin, 70) demişti… Sahi okunmuş mu oldu şimdi Kur’an? Bu muydu bu ayetin gereği? Diriler öğüt alsın, Rasulullah (s.a.s) müjde verici veyahutta korkutucu olsun diye okurdu asr-ı saadette sahabeyi kirama… Asr-ı Saadeti de “Asr-ı Saadet” yapan lisani, fiziksel bir hareket olarak değil de; ameli bir okuyuş sergiledikleri için değil miydi? Duydukları bir ayetin gereğini yerine getirmeden diğerine geçmeyen atalarımız bu vaziyeti görse ne derlerdi acaba?

Allah(c.c), vahyini ve Rasulü’nü bizlere ne için göndermişt;i ne yapılır oldu? “Andolsun biz, her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik…” (Nahl, 36) Şimdi Kur’an’ın canlı örneği olan, hakkıyla okuyup yaşamış , cehalet karanlığına meşale yakan Rasul(s.a.s); bu ümmete mahşerde şahitlik için çıktığında ne cevap vereceğiz? Yol almak için, yol açmak için ve yolda kalmamak için okunması gereken Kur’an’; haşrolunduğumuzda bizimle olacak mı?

Gelin o zaman Kur’an’ı, bu sorgulamalardan sonra, hayat suyumuz yapalım inşaAllah! İlk ayeti olmak üzere binlerce indirilen ayetlerin gereğince, Rabbimizin adıyla okuyup yaşayalım şu kısacık hayatımızı! Gelin şahit edelim Kur’an’ı hayatımıza; herbir ayetin hakkını vere vere inşaAllah! Ey Rabbimiz! “Bu (Kur'ân) insanlar için bir açıklama, Allah'tan gereğince korkanlar için doğru yolu gösterme ve bir öğüttür. (Al-i İmran, 138) ayetini gerçek manada anlayabilmeyi, ömrümüze bu Furkan’ı can yoldaşı yapabilmeyi, Kur’an ile haşrolunmayı, Kur’an ahlakı ile ahlaklanmayı biz aciz kullarına nasip eyle! Amin amin amin…

Yorum Yap

  • Henüz Yorum Yok !